Aşçılık Camiasının En Büyük Eksiği: Görünmek mi, İş Üretmek mi?
Şef Seyit Çetinkaya
Son yıllarda aşçılık camiasında dikkatimi çeken bazı durumlar var. Mesleğimizin özünden uzaklaşıp görüntüye, gösterişe ve kişisel ön plana çıkma çabasına fazlasıyla önem verdiğimizi düşünüyorum. Herkesin bir şeyler söylediği, herkesin kendisini anlattığı, herkesin kendisini usta, şef, yönetici veya kanaat önderi olarak göstermeye çalıştığı bir ortamda asıl sorulması gereken soru şudur: Peki, bütün bunların mutfaktaki karşılığı nedir?
Sosyal medyada güzel fotoğraflar paylaşmak, etkinliklerde boy göstermek, kürsüye çıkmak, mikrofonu eline almak ve insanların önünde konuşmak elbette kötü şeyler değildir. Ancak bunların hiçbiri tek başına ustalık göstergesi değildir. Asıl ustalık, yoğun bir serviste ortaya çıkar. Asıl tecrübe, yüzlerce kişiye aynı kaliteyi sunarken belli olur. Asıl yöneticilik, işler ters gittiğinde ekibi toparlayabilmekle ölçülür.
Mutfak, insanın kendisini anlatmasından çok, yaptığı işle kendisini kanıtladığı bir yerdir. Orada unvanlar bir yere kadar geçerlidir. Tencerenin başında bilgi, tezgâhın üzerinde emek, serviste disiplin, ekibin içinde adalet ve sonuçta başarı aranır.
Bir de mesleğimizin en önemli meselelerinden biri olan ego var. Herkesin kendisini en iyi görmesi, başkasının bilgisini küçümsemesi, eleştiriye tahammül edememesi ve her ortamda ön plana çıkmak istemesi bizi birbirimizden uzaklaştırıyor. Oysa mutfak kültürü, ben demekle değil, biz diyebilmekle gelişir.
Bir şefin büyüklüğü, kaç kişinin önünde konuştuğuyla değil, kaç kişinin yetişmesine katkı sağladığıyla anlaşılır. Bir ustanın değeri, ne kadar alkış aldığıyla değil, arkasında nasıl bir ekip bıraktığıyla ölçülür. Bir yöneticinin başarısı ise yalnızca kendi kariyeriyle değil, birlikte çalıştığı insanların gelişimiyle değerlendirilmelidir.
Bizim ihtiyacımız daha fazla gösteriş değil; daha fazla bilgi, daha fazla emek, daha fazla dayanışma ve daha fazla sorumluluktur.
Çünkü aşçılık yalnızca yemek yapmak değildir. Aşçılık; insan yönetmek, maliyet hesaplamak, zamanı doğru kullanmak, hijyeni korumak, kaliteyi sürdürülebilir kılmak ve gerektiğinde bütün sorumluluğu üstlenmektir.
Unutmayalım: Sosyal medyada görünmek insanı tanıtabilir, fakat meslekte kalıcı bir değer oluşturmak için icraat gerekir. Fotoğraf hatıra bırakır, emek eser bırakır. Unvan kapıyı açabilir, fakat bilgi ve karakter o kapıdan içeri girmeyi hak ettirir.
Bizim meselemiz kimin daha çok tanındığı değil, mesleğimize kimin ne kattığı olmalıdır.