Baharatlı Zeytin Salatası Tarifi

Baharatlı Zeytin Salatası Tarifi

Zeytin ağacının anavatanı Güney Ön Asya olarak kabul edilmektedir. Bölge, günümüzde Doğu Akdeniz ile ülkemiz sınırları içerisindeki Hatay, Gaziantep ve Kahramanmaraş...

Baharatlı Zeytin Salatası Tarifi
Baharatlı Zeytin Kullanılan Malzemeler
 
*   250 Gram Salamura İri Kırma Yeşil Zeytin, 
*   Yarım Çay Kaşığı Mercan Köşk, 
*   Yarım Tutam Kekik, 
*   1 Adet Domates,
*   1 Adet Soğan
*   1 Çay Kaşığı Taze Biberiye, 
*   4 Çay Kaşığı Sirke
*   1 Defne Yaprağı, Maydonoz
*   1 Çay Kaşığı Rezene Tohumu, 
*   1 Çay Kaşığı Kimyon, 
*   1 Çay Kaşığı Kıyılmış Kırmızı Acı Biber, 
*   2 Diş Ezilmiş Sarımsak, 
*   Üstlerini Örtecek Kadar Zeytinyağı. 
 
Baharatlı Zeytin Salatası Yapılış Tarifi
zeytinleri Bir kaseye aktarın. Üzerlerine sirke, mercan köşk, kekik, biberiye, defne yaprağı, rezene tohumu, kimyon, Maydonoz, biber ve Sarımsağı koyun. domatesleri jülyen doğrayın, soğanı pirinç büyüklüğünde doğramaya calisiniz. Tüm malzemeleri iyice karıştırınız.  
 
Zeytinleri ağzı sıkıca kapanabilecek cam, toprak veya porselen bir kaba alın. Üstlerini örtecek kadar zeytinyağı ilave edin. Arada bir kabı sallayarak en az 4 gün dinlendirin. “Geleneksel Türk Mutfağı, Yöresel Yemekler, Yöresel Mutfaklar, Osmanlı Saray Mutfağı, Osmanlı Yemek Kültürü, İştah Açıcılar, Salata Tarifleri”
 
Türk Aşçı Haberleri İlgili Tarif İçin Alternatif Tavsiye;
Sizler için İnternet üzerinde yapmış olduğumuz bir araştırmada takipçilerimize layık bulduğumuz “Baharatlı Zeytin Salatası Tarifi” ile ilgili alternatif bir videonun sunumundan da faydalanabilirsiniz
 
 
Türk Aşçı Haberleri Olarak;
Türk aşçı haberleri olarak sizler için hazırlamış olduğumuz bu nefis ve lezzetli yemek tariflerini denediğinizde sayfanın en altında bulunan yorumlar düşüncelerinizi yazarak bizimle paylaşırsanız seviniriz.
 
Zeytinin Tarihi;
İnsan toplumsallığının bir sonucu olarak pek çok kültürel .rüntüyü de bünyesinde barındıran besin maddelerinin tarihsel yolculuğuna bakmak, insana ve onun kültürüne dair önemli veriler sağlar. İnsan, çağlar boyunca birçok besin maddesini sadece besin olarak tüketmemiş aynı zamanda bu besinlerin iyileştirici özelliklerinden de yararlanmıştır. Zeytin de şifa kaynağı olarak kullanılan besin maddelerinden biridir. 
 
Günümüzde Akdeniz başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaygın biçimde tedavi amaçlı kullanılan zeytin ve zeytinyağının tarihsel olarak geçirdiği evreler ve halk tıbbı açısından kullanımı karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.
 
Oleaceae familyasından olan zeytinin, adının kökeni Yunanca elaia, Latince olea’dan gelir. Boyu 2- 10 metre arasında değişen ancak 15-20 metreye kadar da çıkabilen bir bitkidir. Meyveleri önceleri yeşilken ekim-kasım aylarında morarıp olgunlaşır. Genellikle 300-400 yıl gibi uzun ömürlü bir ağaç olan zeytinin 2000 yıl yaşayanları olması onun olasılıkla kuraklıktan etkilenmeyen bir bitki olmasındandır (Dara, 2010 :473). 
 
Güneş gören killi toprakta iyi yetişen zeytin, fakir toprağa da dayanabilmektedir. Oleacea familyasının, olea cinsinin otuz türünden biri olan ve bu çalışmanın konusunu oluşturan olea europe’nın iki alt türü bulunmaktadır: Olea europea oleaster (yabani zeytin- Delice) ve olea europea sativa (ehli zeytin) (Ünsal, 2011:12). Zeytin, milattan on bin yıl öncesine kadar Doğu Akdeniz havzasının doğal bitki örtüsü sayılmaktadır. 
 
Ancak son araştırmalar kesin olmamakla birlikte zeytinin, milattan önce yaklaşık 12 bin yıl öncesinde Akdeniz’in batısındaki varlığına dair ele geçen fosillerin yabani zeytin dalları olduğunu destekleyen verileri sunmaktadır. (Ünsal, 2011: 13). Bitkinin Türk.e adının kökeni, Semitik orijinali olan zayit kelimesinden gelmektedir. Zeytinyağının ismi de benzer şekilde Semitik orjinali olan ulu isminden türetilmiştir (Özdizbay, 2004:23).
 
Zeytin ağacının anavatanı Güney Ön Asya olarak kabul edilmektedir (Hehn, 2003: 73). Bölge, günümüzde Doğu Akdeniz ile ülkemiz sınırları içerisindeki Hatay, Gaziantep ve Kahramanmaraş dolayları olarak kabul edilir (Dara, 2010 :473). Gen merkezi konusunda çeşitli gorüşler bildirilmesine rağmen Olea europea’nın asıl yurdunun Güneydoğu Anadolu özellikle Mardin, Maraş ve Hatay arasında kalan bölge olması gü.lü bir olasılık olarak g.rülmektedir (Ünsal, 2011: 13). Bir diğer gorüşde 3. Binin 2. Yarısından beri yetiştirildiği Suriye’nin, zeytinin anavatanı olduğu şeklindedir (Özdizbay, 2004:23). 
 
Konu üzerinde farklı yorumlar yapılsa zeytin’in, M.Ö. 4000’lerde, ilk kez Samiler tarafından ıslah edildiği ve bir kültür bitkisi haline getirildiği düşünülmektedir (Diamond, 2008:151) . Bu nedenle en erken kullanımının da bu coğrafyada olması doğal bir sonuçtur. Yemeklerde, kurban törenlerinde, yakmak için lambalarda, saçın parlatılmasında ya da vücudun ovulmasında olduğu gibi birçok kullanım alanının varlığı bilinmektedir (Hehn, 2003: 73). M.Ö. 4000’lerde kültür bitkisine d.nüştürülen zeytinin yağının çıkarılması ve kullanımının yaygınlaşması ancak 1500-2000 yıl sonra gerçekleşmiştir. 
 
Tunç Çağı’nda ve daha sonrası dönemlerde Akdeniz’de zeytinciliğin yaygınlaştığını gösteren arkeolojik buluntular arasında yağ presleri, saklamada kullanılan kaplar, zeytin gösterimleri olan vazo ve duvar resimleri sayılabilir. Bunların yanı sıra ele geçen zeytin çekirdekleri de kazı alanlarından ele geçen buluntular arasındadır. Önceleri zeytinyağı ticareti ile başlayan zeytinin yayılma süreci daha sonra zeytin fidelerinin taşınması ile de kültür bitkisi olarak yayılması hız kazanmıştır. 
 
Fenikelilerin ticareti ile başlamış olan yolda önce Mısır, Kıbrıs, Girit ve Anadolu yoluyla Yunanistan M.Ö. 700’lerde Kuzey Afrika’da Libya ve Tunus’a kadar yayılma sağlanmıştır. Farklı araştırmacılara göre sayılan yerlerde zeytinin kültüre alınıp kullanımının yaygınlaşmasında tarihsel olarak farklılıklar bulunmaktadır. Ancak burada önemli olan bir kültür bitkisi haline d.nüşen zeytinin yayılımının tüm Akdeniz coğrafyasını kaplamış olmasıdır (Ünsal, 2011: 15-16).
 
Bitkilerin evcilleştirilmesi tarihine kısaca bakacak olursak Güney Asya’nın bereketli hilali olarak nitelendirilen topraklarda ilk evcilleştirilen ürünler, yaban haliyle de yenebilen, bu haliyle de çok ürün veren ve yetiştirilmesi kolay olan buğday, arpa ve bezelyedir. Evcilleştirme sürecinde ikinci adım olarak g.rülen meyve ağaçları ve zeytinsi yemiş ağaçlarının da aşı kalemi halinde ya da tohum olarak toprağa ekilen ağaçlar olduğu bilinmektedir. Diğer ağaç türlerine göre evcilleştirilmesi daha kolay türler olarak kabul edilen zeytin, üzüm ve incir içinde geçerli olan tek sorun dikildikten üc yıl sonra ürün alınabilmesi ve tam kapasiteli ürün almak için de on yıl beklemek gereklidir. 
 
Dolayısıyla bu tür ürünleri yetiştirmek için yerleşik köy yaşamına geçilmiş olması gereklidir. Bereketli Hilal’de evcilleştirilmiş olan bitkilerden zeytin, üzüm ve incirin İspanya, İtalya ya da Kuzey Afrika gibi Doğu Akdeniz’in ötesine de yayılmış yaban türleri bulunmaktadır. Bu durum evcilleştirmenin Akdeniz’in bu coğrafyasına kadar yayılmasını kolaylaştırmış bir durum olarak kabul edilmektedir.
 
Akdeniz Kültür Coğrafyasında Zeytin
Anadolu’nun eski uygarlıklarından Hititlerde zeytinin yetiştirildiği bilinmektedir. Zeytinyağı imalatının yapılması ise arkeolojik buluntular ve yazılı belgeler ışığında tespit edilmiştir. Ancak ne kadar üretim yapıldığına dair yeterli veri bulunmamaktadır (Eğilmez, 2005: 24) Zeytinin diğer kullanımlarının yanı sıra Mezopotamya kaynaklarında ve Hitit metinlerinde zeytinyağının kozmetik kullanımına ait belgeler bulunmaktadır (Aydınoğlu, 2009: 14-15).
 
Hitit metinlerinde zeytin hem kendi başına hem de içinde yağların geçtiği bolümlerde sıkça geçmektedir. Bir Hitit metni zeytinin Hititler için önemini vurgular niteliktedir “Nasıl zeytinin kalbinde yağ bulunuyorsa, Ana tanrıçanın da Hatti ülkesinin kralını, kraliçesini prenslerini ve Hatti ülkesinin insanlarını kalbinde ve ruhunda arkadaşça bulundurmasını dilemektedir” (Guterbock H,1968: 66-67) .
 
Eski Mısır uygarlığında zeytin ağacının M.Ö. 1600’lerde Nil Deltasında ekilmeye başlandığı ileri sürülmektedir. Ancak bazı g.rüşlere göre Mısır’ın zeytinyağı üretimini daha önce bildiği düşünülmektedir. Bu g.rüş, M.Ö 2500 yıllarına tarihlenen Sakkarah Piramidi’nde bulunan zeytin sıkma aletinin bulunmasıyla da arkeolojik olarak desteklenmiştir. Zeytin ağacına birçok kültürde olduğu gibi Eski Mısır’da da kutsal bir yer verilmişti. Firavun III. Ramses’in Güneş Tanrısı Ra için yaptırmış olduğu tapınağın aydınlatılmasında ışık kaynağı olarak kullanılacak zeytinyağı için, özel zeytinlikler kurdurduğu bilinmektedir (Ünsal, 2011: 20).


Türk Aşçı Haberleri Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Türk Aşçı Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.turkascihaberleri.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İlgili haber kopyalanarak başka bir site tarafından yayınlanmaya ihtiyaç duyulduğu takdirde kaynak gösterilerek ve web sitemize link verilerek kullanıması mümkündür.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler